patent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
patent etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2020 Cumartesi

BİLGİSAYAR TABANLI BULUŞLARIN PATENT TESCİLİ

BİLGİSAYAR TABANLI BULUŞLARIN PATENTLE KORUNMASI

Gündelik yaşamda bilgisayar ve türevlerinin kullanımının yaygınlaşması ile birlikte bilgisayar tabanlı buluşlar ve bunlar için yapılan patent tescili başvurularında patlama oldu ve bu akım artarak devam ediyor. İşlemlerin yazılım (software) destekli olarak yürütülmesi, çeşitli aplikasyonlarla yeni iş akışlarının geliştirilmesi gündelik olarak hayatımızda etkilerini gördüğümüz gelişmeler.
Hayatımızda olumlu etkilerini sıkça gördüğümüz yazılım tabanlı buluşların patent tescilleri ne durumda?

Başvuru yapanlar bu tür buluşlar için kolaylıkla patent tescili hakkı kazanabiliyorlar mı? Hayır diyemesek de çok zor demek gerekir. 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ndaki ilgili maddeler ve TürkPatent uygulamalarındaki pratik örneklere bakılarak bu durumun sebepleri değerlendirilebilir.
Kanunun 82. Maddesi nelerin patentle korunabileceği ve korunamayacağını belirler. Buna göre:

“…Teknolojinin her alanındaki buluşlara yeni olması, buluş basamağı içermesi ve sanayiye uygulanabilir olması şartıyla patent verilir.”

denirken,

“…(2) Aşağıda belirtilenler buluş niteliğinde sayılmaz. Patent başvurusu veya patentin aşağıda belirtilen konu veya faaliyetlerle ilgili olması hâlinde, sadece bu konu veya faaliyetlerin kendisi patentlenebilirliğin dışında kalır:
a) Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler.
b) Zihni faaliyetler, iş faaliyetleri veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemler.
c) Bilgisayar programları.
ç) Estetik niteliği bulunan mahsuller, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserleri.
d) Bilginin sunumu”

denmektedir. Herhangi bir buluşun patentle korunabilmesi için YENİ OLMASI, BULUŞ BASAMAĞI İÇERMESİ ve SANAYİYE UYGULANABİLİR OLMASI ve aynı zamanda KEŞİF YA DA TEORİ OLMAMASI, SOYUT ZİHNİ FAALİYET OLMAMASI, BİLGİSAYAR PROGRAMI OLMAMASI, SANAT ESERİ OLMAMASI ve BİLGİNİN SUNULMASINDAN İBARET OLMAMASI gerekiyor.

Burada açıklanmaya muhtaç bir çok tabir var ama biz bu yazıda bilgisayar tabanlı buluşların patentlenebilirliği konusuna odaklandığımız için o yönden konuya yaklaşıyoruz.

Bilgisayar tabanlı buluşların patent başvurularında bize en çok zorluk çıkaran faktörler sırasıyla
- SOYUT ZİHNİ FAALİYET OLARAK görülmek,
- BİLGİSAYAR PROGRAMI olmak,
- BİLGİNİN SUNUMUNDAN ibaret görülmek ve
- BULUŞ BASAMAĞIna sahip olmamak
olarak görülebilir.

6769 Sayılı SMK 2017 yılında yürürlüğe girmeden önce 551 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile patent tescili işlemleri yürütülmekteydi. Orada özellikle bilginin sunulması kavramının açıklaması biraz daha nitelendirilmiş olarak gösterilmekteydi. KHK’de metin:

“…d - Bilginin derlenmesi, düzenlenmesi, sunulması ve iletilmesi ile ilgili teknik yönü bulunmayan usuller;…”

şeklinde kullanılmıştı. Burada “TEKNİK YÖNÜ BULUNMAYAN” ifadesine dikkat çekmek gerekir. Buluşunuz tamamen kurumun ilgili maddesine göre teknik yönü bulunmayan açıklama olarak kabul edilirse standart patentlenebilirlik kriterlerine girilmeden reddedilecek bir başvuru oluyor. 

Örneklersek bir açıklama “teknik” olarak kabul edildiğinde artık ona YENİ mi, BULUŞ BASAMAĞI içeriyor mu ve SANAYİYE UYGULANABİLİR mi diye sorular sorabiliriz ve bunlara evet cevabı alırsak patentlenebilir diyebiliriz ama “TEKNİK DEĞİL” olarak kabul edersek artık sonraki değerlendirme önemini kaybediyor.

TÜRK PATENT’in konuya bakışının farklılığı ya da “KATILIĞI”na örnek olması için bir başvuruda TEKNİK YÖNÜ BULUNAN ÖZELLİKLER ile TEKNİK YÖNÜ BULUNMAYAN ÖZELLİKLER ayrımını örnekleyelim. Başvuru numarası vermeden Türk Patent tarafından düzenlenmiş inceleme raporu ile aynı başvuru için yapılmış PCT başvurusuna düzenlenen Araştırma Raporunu karşılaştıralım:

- Türk Patent tarafından düzenlenen inceleme raporunda aşağıdaki cümleye yer verilmiş:
“…Başvurunun 1. isteminde bahsedilen yöntemde ve 5. isteminde bahsedilen sistemde sadece “bilgisayar veya mobil cihaz” ile “sunucu” kullanımı teknik karakter olarak görülmektedir. Geri kalan işlem adımları buluşa teknik katkı sağlamaması bakımından göz ardı edilmiştir…”

Aynı başvurunun PCT başvurusu için AVRUPA PATENT OFİSİ tarafından hazırlanan araştırma raporunda ise şu açıklama görülüyor:

“…The technical means such as client computer and/or mobile devices, Internet, computer servers, and the like…”
“İstemci bilgisayar ve / veya mobil cihazlar, İnternet, bilgisayar sunucuları ve benzerleri gibi teknik araçlar…”

Görüldüğü gibi Türk Patent’in TEKNİK kavramına yaklaşımı daha çok cihaz düzeyinde gerçekleşiyor fakat AVRUPA PATENT OFİSİ bu kavrama biraz daha esnek yaklaşabiliyor. Bunu yakın zamanda karara bağlanmış bir İtirazlar Birimi(Board OF Appeal) kararında da görmek mümkün:


Özeti: Dokunmatik ekranda görüntülenen metnin değiştirilmesi için dokunsal etkiler üreten dokunmatik ekrana sahip bir sistem. Sistem, metnin içindeki bir dokunuşu algılar ve dokunmanın metnin manipülasyonu için olup olmadığını belirler ve manipülasyon türünü belirler. Sistem daha sonra en azından kısmen belirlenen manipülasyon tipine dayanan bir tür dokunsal durum üretir.
Buluşu basitçe bir dokunmatik ekranda bir metnin bir bölümünün seçilmesi olarak tanımlayabiliriz. 2011 yılında yapılmış başvurunun patentlenebilirlik kriterlerini sağlamaması sebebiyle reddi üzerine yapılan itirazı karara bağlayan birim karar yazısında

“4.7 The technical effect of distinguishing feature (m1) is that the user is enabled to efficiently select a text portion.
4.8 The objective technical problem is considered to be how to enable the user to efficiently select a text portion.”
“4.7 Teknik etkinin ayırt edici özelliği(m1), kullanıcının bir metin bölümünü etkin bir şekilde seçebilmesidir
4.8 Kullanıcının bir metin bölümünü verimli bir şekilde seçmesini nasıl sağlayacağının objektif teknik problem olduğu düşünülmektedir.”

Görüldüğü gibi bir dokunmatik ekranda bir metnin ya da metnin bir bölümünün seçilmesi Avrupa Patent Ofisi tarafından TEKNİK olarak görülmektedir. Bu sayede sonraki aşamaya geçilebilmiş ve
- Yenilik,
- Buluş Basamağı ve
- Sanayiye Uygulanabilirlik
tartışması açılabilmiş. Merak edenler için başvuru yine de patent olarak tescil edilmemiş ama Türkiye’de olsa bu aşamaya dahi gelemeyeceği ihtimali görülüyor.

Buradan şöyle bir sonuca ulaşılabilir:
Özellikle bilgisayar tabanlı buluşlar için yapılacak patent başvurularında Avrupa Patent Ofisi yolunun kullanılması tescil edilebilme olasılığını az da olsa arttırıyor. Bu noktada Avrupa Patentlerinin Türkiye’de de validasyon yolu ile geçerli hale getirilebildiği düşünüldüğünde TürkPatent’in muhtemel ret kararlarının etrafının bazı durumlarda dolaşılabileceği hesaplanabilir ve aynı zamanda bir Avrupa Patenti başvurusu yapılmasının da yararlı olabileceği düşünülebilir.

4 Şubat 2011 Cuma

Patent Tescili için Destekler

Türkiye’de yerleşik olan kişi yada firmaların yaptıkları patent tescili başvuruları aşamalı olarak TÜBİTAK tarafından destekleniyor. TÜBİTAK destekleri üç aşamada veriliyor:

25 Temmuz 2008 Cuma

FAYDALI MODEL BAŞVURULARININ YENİLİK DURUMU ARAŞTIRILIYOR

Teknik buluş ve yenileştirmeler ile ilgili iki tür tescil olduğunu önceki yazılarda da açıklamıştım. Bunlar:

- Patent ve
- Faydalı Model

olarak ayrıştırılyor. Aralarındaki en temel fark patent başvurularında inceleme araştırma işlemlerinin yapılması ve yenilik özelliği taşımayan başvuruların patent ile korunma şansının bulunmamasıdır.

Faydalı Model tescili başvurularında ise bu zamana kadar başvurular sadece dilekçenin şekli yapısı bakımından inceleniyordu. Kısaca detaylandırırsak:

- dilekçede imza var mı?
- tarih yazılmış mı?
- tarifname, özet, istemler ve varsa çizimler dilekçeye eklenmiş mi?
- başvuru ücreti yatırılmış mı?
- sayfalar belirlenen marjlara uygun mu hazırlanmış?...

gibi kriterlere bakılarak değerlendiriliyor bunlar bakımından bir sorun yoksa ve yayın talep edilmişse hızla yayına gönderiliyordu.

Son aylarda bir çok başvuruda görülen Türk Patent Enstitüsü'nün değerlendirme sırasında patent başvuruları arasında da benzer eski tesciller olup olmadığını inceliyor ve benzer olduğunu düşündüğü eski tesciller var ise başvuru işlemini durdurup başvuru sahibine bildirim yapıyor ve üç ay içinde varsa savunma istiyor. Cevabi yazıya göre tescil işlemlerini devam ettiriyor yada işlemden kaldırıyor.

Yapılanın hukuki durumu nedir diye sorulursa biraz karışık bir yanıt ortaya çıkar. Kanun Hükmünde Kararname ve Yönetmelik değişmedi ve Enstitü'de herhangi bir tebliğ ile böyle bir yetkiye kavuştuğunu ilan etmedi. Mevcut durumda Enstitü'nün böyle bir yetkisi olduğu görülmüyor. Başvuru sahibi işi mahkemeye götürse enstitünün bu yetkiyi nereden aldığını nasıl açıklayacağını merak ediyorum ama iş o kadar da basit değil.

Yaptığınız başvuruyu değerlendirip yeni olmadığını bildiren Türk Patent Enstitüsü başvuru sahibine şöyle bir pozisyon oluşturmuş oluyor. Başvuru gerçekten yeni değilse ve gösterilen eski patent gerçekten ürünün patenti ise(başka ülkede tescilli olup olmaması durumu değiştirmez var olması yeterlidir) başvuru sahibi bunu resmen bilmiş oluyor ve tescili devam ettirirse kendisine ait olmayan bir buluşu bunu bildiği halde tescil ettirmiş oluyor. Bu da cezası da belirlenmiş açık bir suçtur.

Sonradan faydalı model belgesinin iptali için mahkemeye giden biri belge sahibinin bu işleri bilerek yaptığını rahatlıkla ispat edebilir duruma gelerek hapis cezası istemli olarak dava açabilir. Belge sahibi bu durumda 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanabilir. Şimdiye kadar böyle bir dava duymadım ama alt yapının hazır olduğu kolaylıkla görülüyor.

Bu değerlendirme sürecinin başvuru sahibine de yararı var. Bilindiği gibi faydalı modellerde araştırma inceleme süreci olmadığı için özellikle mahkemelerde faydalı model belgelerine ön yargılı bir tavır bulunmakta idi. Şimdi böyle bir sürecin uygulanması belgeye duyulan güveni de arttıracaktır.

9 Haziran 2008 Pazartesi

Patent, Marka ve Endüstriyel Tasarım için Rüçhan Hakkı Ne Demek??

Eski Türkçede "RÜCHAN" denirmiş üstün olma özellikleri bakımından diğerlerinden üstün olmak anlamını taşıyor. Fikri ve Sınai Haklar alanında da diğerlerine göre üstün yada öncelikli olunan bir durumu tanımlamak için kullanılıyor.

Genel bir tanımlama yapacak olursak; bir ülkedeki tüm başvurular için sonraki ülkelere yapılacak aynı başvuruların öncelik hakkına sahip olunmasıdır diyebiliriz. Örnek verelim:

Türkiye'de yaptığımız herhangi bir başvuruyu diyelimki Almanya'ya genişletmek istiyoruz. Biz başvurumuzu yaptıktan birkaç gün sonra(süreleri aşağıda) başka biri aynı başvuruyu yada ayırt edilemeyecek kadar benzerini Almanya'da başvurmuş olsa dahi biz süresinde ve rüçhan hakkımızı kullanarak başvurduğumuzda o başvuru bizden sonra yapılmış sayılır ve Türkiye'de başvurduğumuz gün Almanya'da da başvurmuşuz gibi işlem görürüz.

Tescil türlerine göre rüçhan hakkı kullanma süreleri şöyle:

Patent:
- Bir ulusal patent başvurusu yaptıktan sonra 12 ay
- PCT (Patent Cooperation Treaty-Patent İşbirliği Anlaşması) başvurusu yapmışsak 30+3 ay.

Endüstriyel Tasarım Tescili:
İlk başvurumuzu yaptıktan sonra 6 ay

Marka:İlk başvurumuzu yaptıktan sonra 6 ay.

Şöyle bir düşünce oluşmuş olabilir: Türkiye'de başvuru yaparım 12 ay sonra Almanya'da yaparım 12 ay sonra İngiltere'de yaparım böylece rüçhan hakkım hiç bitmez. Rüçhan hakkı ilk başvurudan itibaren hesaplanır ve uzamaz:)

Rüçhan Hakkını ortaya çıkaran şey Paris Anlaşması'dır. 1883 yılında imzalanmış ve ilk imzacısı Osmanlı İmparatorluğu'dur. Türkiye Cumhuriyeti'de 1925 yılında anlaşmayı imzalayarak katılmıştır.

3 Haziran 2008 Salı

Patent araştırma talebi

Türk Patent Enstitüsü'ne yapılan patent başvurularında şekli incelemenin tamamlanarak başvuru sahibine onay yazısının gönderilmesinin ardından "tekniğin bilinen durumunun araştırılması" için talepte bulunulması gerekiyor.

Araştırma talebi için belirlenen süre başvuru tarihinden itibaren 15 ay. Bazı durumlarda talep son gün yapılıp ücret ve dosya üç ay içinde verilebiliyor o zamanda 18 aya kadar süre uzatımı mümkün oluyor.

Araştırma raporu bize buluşumuz gerçekleşene kadar o konudaki son durumu gösteriyor. Daha sonra gelen inceleme aşamasında da bu rapor ışığında inceleme yapılarak patenti hak edip etmediğimize karar veriliyor.

Son yıllara kadar Türk Patent Enstitüsü patent araştırma işlerini yapmıyor başka ülkelerden yaptırıyordu.Bir kaç yıldan beri bu işi de yapabileceğini internet sitesinden duyurmuş ve bunun için fiyat belirlemiş durumda.

Fakat diğer ülkelerden farklı olarak hangi patent sınıflarında araştırma yapabileceğini açıkça belirtmeyip "bazı sınıflarda" araştırma yapabileceğini ilan etmiş.

Biz başvurumuzu yaptıktan sonra kendi aralarında araştırma raporunu düzenleme işini onlar mı yapsın yoksa yabancı ülkeden mi talep edilsin karar verip şekli incelemenin tamamlandığını bildiren yazının altında dipnot olarak araştırabileceklerini ya da araştıramayacaklarını bildiriyorlar.

Tabi bu durum işin güvenilirliğini zedeliyor biraz. Türk Patent Enstitüsü'nün hangi patent sınıflarında araştırma yapabileceğini açıkça ilan ederek konuyu netleştirmesi gerekir. Bu ön değerlendirme süreci şekli inceleme süreçlerini uzatarak başvurunun rüçhan süresinden eksiltiyor. Yabancı ülkede başvuru yapmak için elimizde bulunan 12 aylık süre maalesef bundan dolayı bir iki ay boşa harcanmış olabiliyor.

Sonradan başka ülkeden yapılan araştırma talebi de gecikerek elimize ulaşırsa rüçhan sürsi aşılmış oluyor ve patent sadece Türkiye'yi kapsayarak sınırlı bir koruma yaratabiliyor.

6 Ağustos 2007 Pazartesi

Patent Yenileme

Patentler 20 yıl ve faydalı modeller 10 yıl süre için tescil edilirler. Ama bu süreler boyunca korumaya sahip olabilmemiz için yapmamız gereken bazı ödemeler var.

Patent yada faydalı modelin başvuru tarihini başlangıç kabul ederek her yıl dönümünde başlayacak yıl için sicil kayıt ücreti denilen bir ücret yatırmamız gerekiyor. Yıllık sicil kayıt ücreti listesine baktığımız zaman ikinci yıl, üçüncü yıl, vs... gibi adlandırmalar ve onların karşısında farklı ücretler görürüz. Bu ikinci üçüncü yıl ne demek ve biz patent yada faydalı modelimiz için bu tutarların hangisini ödemeliyiz?

Örnek: Temmuz 2003, Eylül 2004, Mayıs 2005 başvuru tarihli patentlerimiz olsun. Başvuru yaptığımız yılı birinci yıl olarak alıyoruz ve bu şekilde sayarak bu patentlerin bu yıl ödeyecekleri harçları belirliyoruz.

Temmuz 2003 tarihli patent beşinci yıl için 335.-YTL
Eylül 2004 tarihli patent dördüncü yıl için 225.-YTL
Mayıs 2005 tarihli patent üçüncü yıl için 210.-YTL

yıllık sicil kayıt ücreti yatıracak

Sicil kayıt ücretinde cezalı ödeme imkanı var. Yukarıdaki patentlerden Temmuz ve Mayıs aylarına ait olan patentler gününde ödemedilerse şu anda cezalı dönemdeler. Bunlar %25 cezalı olarak zamlı ödeyecekler.

Bir yılın sicil kayıt ücreti başvuru tarihinden 6 ay önceden itibaren ödenmeye başlar ve başvuru tarihinden de 6 ay sonraya kadar cezalı ödenebilir.

Yıllık Sicil Kayıt Ücreti ödenmezse ne olur?

Patent yada faydalı model iptal olur. Patentten doğan hak ortadan kalkar ve buluş herkes tarafından kullanılabilir hale gelir. Düşen patent ve faydalı modeller için mücbir sebep meselesi var ama onu başka sefer anlatırız.

28 Temmuz 2007 Cumartesi

Patent Araştırma

İnternetin sınai haklara yaptığı en büyük katkı patent bilgilerine ulaşmayı inanılmaz ölçüde kolaylaştırmak oldu. İnternete bağlı bir bilgisayar bulunan herhangi bir yerden tekniğin herhangi bir kolunda gelinen en son noktayı takip etmek mümkün.

200 milyon sayfalık veri havuzu ile patent bilgi sistemi herkesin incelemesine açıktır.

Patent araştırmasını ülkelerde yada uluslararası bilgi havuzlarında yapabiliriz. İyi bir bilgi kaynağı olarak Amerikan, Japon, Kore, İngiliz, Alman patent kurumlarının resmi bilgi havuzları kendi özel listeleri için yardım sunmaktayken; wipo tarafından sunulan http://www.espacenet.com/index.en.htm bilgi havuzu önemli kabul edilen tüm ülkelerin patent dosyalarını araştırılabilir olarak sunmakta.

Türk Patent Enstitüsü'de ülkemizde yayınlanan patentler ile ilgili olarak kendi bilgi havuzunu kullanıma açtı fakat dosyaların tamamına ulaşmakta bazı zorluklar yaşıyoruz.

Optimum Patent'te biz patent araştırması konusuna çok önem veriyoruz. Her fırsatta kişi yada firmalara nasıl patent araştırması yapabileceklerini anlatmaya çalışıyoruz.